Türkiye’de rüzgâr enerjisi kurulu gücü Nisan sonu itibarıyla 15 bin megavatı aştı. Rüzgârın toplam elektrik kurulu gücündeki payı yüzde 12’ye çıktı.
Haber
Türkiye’de Rüzgâr Enerjisi Kurulu Gücü 15 Bin Megavatı Aştı
Türkiye’de rüzgâr enerjisi kurulu gücü yeni bir eşik daha geçti. 2002 yılında yalnızca 19 megavat seviyesinde olan rüzgâr enerjisi kapasitesi, Nisan ayı sonu itibarıyla 15 bin megavatın üzerine çıkarak toplam elektrik kurulu gücü içindeki payını yüzde 12’ye yükseltti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin rüzgâr enerjisinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu kaynağın hem karada hem de denizde daha güçlü şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Rüzgâr Enerjisinde Büyük Dönüşüm
15 Haziran Dünya Rüzgâr Günü kapsamında yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin son yıllarda rüzgâr enerjisinde önemli bir büyüme kaydettiğini ortaya koydu.
2002 yılında elektrik kurulu gücü içinde binde bir seviyesinde yer alan rüzgâr enerjisi, 2026 Nisan ayı sonunda 15 bin 75 megavata ulaştı. Böylece rüzgârın toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 12 seviyesine çıktı.
Bu artışta kamu politikaları, yatırım teşvikleri, YEKA yarışmaları ve yerli-yabancı yatırımcıların ilgisi etkili oldu.
Yenilenebilir Enerji Yatırımları Hızlandı
Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları son yıllarda daha güçlü ivme kazandı. 2025 yılında 78 ilde toplam 7 bin 110 elektrik üretim santrali devreye alındı.
Bu santrallerin toplam yatırım değerinin yaklaşık 5,6 milyar dolar olduğu, kurulu güçlerinin ise 8 bin 313 megavata ulaştığı açıklandı. Söz konusu kapasitenin 6 bin 63 megavatını güneş enerjisi, bin 946 megavatını ise rüzgâr enerjisi santralleri oluşturdu.
YEKA Yarışmaları Yeni Kapasite Sağlıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak amacıyla her yıl en az 2 bin megavatlık Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları yarışması düzenliyor.
Yeni YEKA modeliyle 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis edildi. Bu yıl ise bin 500 megavatı rüzgâr olmak üzere 2 bin megavatın üzerinde yeni YEKA yarışması yapılması planlanıyor.
Bu yarışmalar, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini artırırken aynı zamanda yerli üretim, yatırım ve teknoloji geliştirme hedeflerine de katkı sağlıyor.
Deniz Üstü Rüzgâr İçin Hazırlık Başladı
Türkiye, karadaki rüzgâr yatırımlarının yanı sıra deniz üstü rüzgâr enerjisi alanında da ilk adımlarını atıyor. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore rüzgâr sahası belirlendi.
İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasının yapılması bekleniyor. Bu adım, rüzgâr enerjisinde yeni bir yatırım alanının kapısını açabilir.
2035 Hedefi: Rüzgâr ve Güneşte 120 Bin Megavat
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedeflediğini söyledi.
Deniz üstü rüzgârda ise 2035’e kadar 5 bin megavatlık kurulu güç hedefleniyor. Bayraktar, Türkiye’nin rüzgârda 140 bin megavatlık potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu potansiyelin daha güçlü şekilde ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı.
Rüzgâr Türbinlerinde Yerlilik Oranı Artıyor
Türkiye, rüzgâr enerjisinde yalnızca elektrik üretim kapasitesini değil, yerli üretim kabiliyetini de artırıyor. Bakan Bayraktar’ın açıklamasına göre rüzgâr türbinlerinde yerlilik oranı yüzde 60’ın üzerine çıktı.
Kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yerlilik oranının yüzde 70’in üzerine ulaştığı belirtildi. Bu durum, Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekipmanlarında yalnızca tüketici değil, üretici ve ihracatçı bir ülke olma hedefini güçlendiriyor.
Değerlendirme: Rüzgâr Enerjisi Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı İçin Stratejik Hale Geliyor
Türkiye’de rüzgâr enerjisinin 15 bin megavatı aşması, enerji dönüşümünde önemli bir eşiğin geride bırakıldığını gösteriyor. 2002’de neredeyse sembolik düzeyde olan rüzgâr kapasitesinin bugün toplam kurulu güç içinde yüzde 12 paya ulaşması, uzun vadeli enerji politikalarının etkisini ortaya koyuyor.
Rüzgâr enerjisi Türkiye için üç açıdan stratejik önem taşıyor. Birincisi, yerli ve yenilenebilir bir kaynak olduğu için dışa bağımlılığı azaltıyor. İkincisi, karbon emisyonlarını düşürerek 2053 Net Sıfır hedefiyle uyum sağlıyor. Üçüncüsü ise türbin, kule, jeneratör ve kanat üretimi gibi alanlarda sanayi ve teknoloji kapasitesini güçlendiriyor.
Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici başlıklar; şebeke altyapısının güçlendirilmesi, enerji depolama yatırımları, izin süreçlerinin hızlanması ve deniz üstü rüzgâr projelerinin hayata geçmesi olacak. Türkiye bu alanlarda ilerleme sağlayabilirse, rüzgâr enerjisi yalnızca elektrik üretiminde değil, enerji teknolojileri ihracatında da önemli bir fırsat alanına dönüşebilir.
