İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayi kuruluşlarında finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 86’ya ulaştığını belirterek uyarılarda bulundu.
Haber
İSO Başkanı Bahçıvan: Sanayinin En Büyük Sorunu Finansman Giderleri
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasının sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçıvan, sanayi şirketlerinin en önemli gündem maddesinin yüksek finansman giderleri olduğunu belirtti.
Bahçıvan, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının geçen yıl yüzde 96 seviyesinde olduğunu, bu yıl ise yüzde 86 civarında gerçekleştiğini ifade etti. Bu oranın yalnızca İSO 500 listesinde yer alan büyük sanayi kuruluşları için değil, Türkiye genelindeki sanayi şirketleri için de ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi.
Finansman Yükü Sanayinin Öncelikli Gündemi
İSO Başkanı Bahçıvan’a göre sanayicilerin üzerinde en çok durduğu başlık, üretim maliyetlerinden çok finansmana erişim ve borçlanma maliyetleri oldu. Yüksek faiz ortamı, krediye ulaşımda yaşanan zorluklar ve işletme sermayesi ihtiyacı, sanayi kuruluşlarının kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Bahçıvan, mevcut finansman koşullarının sanayinin sürdürülebilirliği açısından yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, üretim ekonomisinin farklı bir finansman yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Şirketlerin Döviz Borçlanması Artıyor
Bahçıvan, reel sektörün yurt dışı kaynaklı döviz borçlanmasında artış yaşandığına da dikkat çekti. İç piyasada finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetlerin yükselmesi nedeniyle şirketlerin yabancı para cinsinden kaynaklara yöneldiğini söyledi.
Bu durumun şirketlere kısa vadede finansman imkânı sağlayabileceğini belirten Bahçıvan, olası ani kur hareketlerinin bilançolar üzerinde risk oluşturabileceğine de işaret etti. Bu nedenle şirketlerin borçlanma süreçlerinde daha dikkatli ve planlı hareket etmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
Gıda Sanayisinde Dayanıklı Görünüm
Toplantıda gıda sanayisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçıvan, zorlu ekonomik dönemlerde hane halkının temel tüketim harcamalarını sürdürdüğünü, bunun da gıda sektörünü diğer alanlara göre daha dirençli hale getirdiğini ifade etti.
Gıda sanayisindeki büyümenin yalnızca enflasyon kaynaklı fiyat artışlarıyla açıklanamayacağını belirten Bahçıvan, sektörde yeni ürün geliştirme, ihracat çalışmaları ve farklı ürün gruplarındaki firma sayısının artmasının da etkili olduğunu söyledi.
İstihdam ve Eğitim Planlaması Vurgusu
İSO 500 kapsamındaki sanayi şirketlerinde istihdamın yüzde 2,5 gerilemesine de değinen Bahçıvan, Türkiye’nin insan kaynağı planlamasını daha stratejik şekilde yapması gerektiğini belirtti.
Bahçıvan’a göre Türkiye’nin hangi sektörlerde rekabet avantajı sağlayacağı doğru analiz edilmeli ve eğitim politikaları da bu hedeflere göre şekillendirilmeli. İnsan kaynağı ve eğitim politikalarının artık kendi akışına bırakılacak alanlar olmadığını vurguladı.
Zorlanan Firma Sayısı Artıyor
Bahçıvan, finansman maliyetleri ve öz kaynak dengesi sağlanamadığı sürece zorda olan firma sayısının artabileceğini söyledi. Kısa vadede faizlerde hızlı bir düşüş beklemediğini ifade eden Bahçıvan, sanayi sektörü için daha yenilikçi finansman modellerine ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Önümüzdeki dönemde kamu bankalarıyla yapılacak görüşmelerde finansman başlığının detaylı şekilde ele alınacağını belirten Bahçıvan, sanayinin yatırım iştahını koruyabilmesi için kredi koşullarında rahatlama sağlanması gerektiğini ifade etti.
Sanayi Enflasyonu Düşürdü, Finansman Baskısı Sürüyor
Bahçıvan, sanayicilerin enflasyonla mücadelede üzerine düşeni yaptığını belirterek temel mal enflasyonunun yüzde 16-17 seviyelerine kadar gerilediğini söyledi. Buna karşın sanayi dışındaki maliyet unsurlarının ve finansman yükünün, üretim sektörü üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini kaydetti.
Değerlendirme: Sanayide Kâr Değil, Finansmana Erişim Belirleyici Hale Geldi
İSO 500 verileri, Türkiye sanayisinin yalnızca üretim ve satış performansıyla değil, finansman koşullarıyla da sınandığını gösteriyor. Faaliyet kârının büyük bölümünün finansman giderlerine gitmesi, şirketlerin yatırım yapma, kapasite artırma ve rekabet gücünü koruma kabiliyetini zayıflatabilir.
Sanayi şirketleri için önümüzdeki dönemin en kritik başlığı, uygun maliyetli ve sürdürülebilir finansmana erişim olacak. Özellikle yüksek faiz ortamı, döviz cinsi borçlanma riski ve işletme sermayesi ihtiyacı birlikte değerlendirildiğinde, sanayide büyümenin yalnızca üretim kapasitesiyle değil finansal dayanıklılıkla da şekilleneceği görülüyor.
Bu nedenle İSO’nun ortaya koyduğu tablo, sanayi politikalarında finansman başlığının daha merkezi bir konuma alınması gerektiğini gösteriyor. Üretim gücünün korunması için kredi kanallarının daha verimli çalışması, ihracatçı ve yatırım odaklı firmalara özel finansman modellerinin geliştirilmesi önem taşıyor.
