TCMB’nin haziran ayı Hanehalkı Beklenti Anketi’ne göre 12 ay sonrası enflasyon beklentisi 3,38 puan düşerek yüzde 46,13 seviyesine geriledi.
Haber
TCMB Anketi Açıklandı: Hane halkının Enflasyon Beklentisi Geriledi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haziran ayına ilişkin Hane halkı Beklenti Anketi sonuçlarını yayımladı. Ankete göre vatandaşların 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre geriledi.
Haziran ayında hane halkının gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi 3,38 puan düşerek yüzde 46,13 seviyesine indi. Anket, 3 bin 274 hanenin katılımıyla gerçekleştirildi.
Enflasyon Beklentisinde Düşüş Sinyali
TCMB verileri, vatandaşların enflasyona ilişkin beklentilerinde haziran ayında aşağı yönlü bir hareket olduğunu gösterdi. Mayıs ayına göre yaşanan 3,38 puanlık düşüş, enflasyon algısında kısmi bir iyileşmeye işaret etti.
Ancak beklentinin hâlâ yüzde 46 seviyesinde bulunması, hane halkının fiyat artışlarına yönelik kaygısının sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle beklentilerdeki gerileme olumlu bir gelişme olarak görülse de, fiyatlama davranışları açısından risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek için erken.
En Çok Gıda Fiyatları Öne Çıktı
Ankete katılan vatandaşlara göre son bir yılda fiyatı en fazla artan ürün ve hizmet gruplarının başında gıda geldi. Gıdayı yakıt ve enerji grubu takip etti.
Gıdanın en fazla zamlanan ürün grubu olduğunu belirtenlerin oranı, bir önceki aya göre 1,6 puan azalarak yüzde 39,3 seviyesinde gerçekleşti.
Bu sonuç, gıda fiyatlarının hane halkı enflasyon algısında hâlâ en önemli kalemlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Günlük tüketimde yüksek paya sahip olan gıda ürünleri, vatandaşların fiyat artışlarını doğrudan hissettiği alanların başında geliyor.
Gelecek Dönemde de Gıda ve Enerji Takip Ediliyor
Katılımcılar, gelecek 12 aylık dönemde de en yüksek fiyat artışının gıda ile yakıt ve enerji grubunda yaşanmasını bekliyor.
Bu beklenti, hane halkının enflasyon algısında temel tüketim ve enerji maliyetlerinin belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor. Özellikle akaryakıt, elektrik, doğal gaz ve gıda fiyatlarındaki değişimler, tüketici bütçeleri üzerinde doğrudan etki oluşturuyor.
Konut Fiyatı Beklentisi Sınırlı Geriledi
Ankette konut fiyatlarına ilişkin beklentilerde de sınırlı bir düşüş görüldü. Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarında beklenen artış oranı haziran ayında yüzde 33,82 olarak açıklandı.
Bu oran, mayıs ayına göre 0,13 puanlık sınırlı bir gerilemeye işaret etti. Konut fiyatı beklentisinin yüksek seviyesini koruması, barınma maliyetlerine yönelik algının güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Dolar Beklentisi Hafif Yükseldi
Hane halkının 12 ay sonrasına ilişkin dolar/TL beklentisi ise haziran ayında sınırlı artış gösterdi. Ankete göre gelecek bir yıl için dolar kuru beklentisi önceki aya göre 0,14 lira yükselerek 52,67 TL seviyesine çıktı.
Kur beklentisindeki bu sınırlı yükseliş, vatandaşların döviz tarafında temkinli görünümünü koruduğunu gösteriyor. Dolar/TL beklentileri, enflasyon algısı ve fiyatlama davranışları açısından yakından izlenen göstergeler arasında yer alıyor.
Değerlendirme: Beklentiler Geriliyor Ama Güvenin Kalıcılaşması Gerekiyor
TCMB’nin haziran ayı Hane halkı Beklenti Anketi, enflasyon beklentilerinde aşağı yönlü bir hareket olduğunu ortaya koydu. Bu gelişme, dezenflasyon süreci açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir.
Ancak hane halkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin hâlâ yüksek seviyede bulunması, vatandaşların fiyat artışlarına yönelik endişesinin sürdüğünü gösteriyor. Enflasyon beklentilerinin kalıcı şekilde düşebilmesi için gıda, enerji, kira ve kur gibi günlük hayatı doğrudan etkileyen kalemlerde daha belirgin istikrar görülmesi gerekiyor.
Konut fiyatı beklentisindeki sınırlı gerileme ve dolar beklentisindeki hafif yükseliş de hane halkının ekonomik görünüm konusunda hâlâ temkinli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verileri, TCMB politikaları ve kur hareketleri beklentilerin yönü açısından belirleyici olacak.
Genel tablo, beklentilerde iyileşme başladığını ancak güvenin kalıcı hale gelmesi için fiyat istikrarının günlük yaşama daha güçlü yansıması gerektiğini ortaya koyuyor.
